Stres duygusal açlığı artırıyor

Gündem 23.01.2026 - 10:12, Güncelleme: 23.01.2026 - 10:12 206 kez okundu.
 

Stres duygusal açlığı artırıyor

Yoğun bir günün ardından dolaba yönelmek ya da stresli bir anda atıştırma isteği duymak birçok kişi için tanıdık bir durumdur. Bu tanıdık hissin arkasında ise çoğu zaman hormonların etkisi vardır.
Stres sırasında beynin, kortizol adı verilen bir hormon salgıladığını açıklayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Uzman Psikolog Jülide Unutmaz, “Kortizolün temel görevi vücudu tehlikeye hazırlamaktır ancak bu süreçte iştah da belirgin şekilde artar. Kaygı, korku ve öfke gibi duygular beyin tarafından ‘tehlike’ olarak algılandığı için, stres anlarında vücut daha fazla enerjiye ihtiyaç duyduğunu düşünür. Bu nedenle stresliyken yemek yeme isteği, özellikle ani ve kontrolsüz bir şekilde ortaya çıkabilir” dedi. Günlük hayatta her yeme isteği gerçek bir açlıktan kaynaklanmaz, bazı durumlarda bu istek duygusal tetikleyicilerle ortaya çıkar. Duygusal yeme ile fiziksel açlığın birbirinden farklı olduğunu belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Uzman Psikolog Jülide Unutmaz, “Fiziksel açlık yavaş yavaş gelişir, mide guruldaması gibi bedensel sinyallerle kendini gösterir ve kişi hemen her türlü yiyeceğe açık hale gelir. Duygusal yeme ise ani başlar ve çoğu zaman açlıktan çok bir boşluk hissiyle ilişkilidir. Bu durumda kişi belirli yiyeceklere yönelir ve yeme davranışının ardından pişmanlık ya da suçluluk gibi duygular yaşayabilir. Burada asıl ihtiyaç beslenmekten çok, duyguları bastırma çabasıdır” şeklinde konuştu. Beynin stresle başa çıkma yolu: şeker Stresli anlarda özellikle tatlı ve karbonhidratlı besinlere yönelmenin rastlantı olmadığını belirten Unutmaz, “Bu tür yiyecekler beyinde dopamin ve serotonin salgısını geçici olarak artırarak kısa süreli bir rahatlama hissi yaratır. Beyin bu süreçte adeta ‘şekerle sakinleş’ mesajı verir ancak bu etki kalıcı değildir. Eğer kişi bu döngüyü sık sık yaşıyor, yemek sonrasında yoğun pişmanlık hissediyor, kendini kusturma gibi davranışlar gösteriyor ya da en ufak boşluk anını stres olarak algılayıp kontrolsüz şekilde yeme eğilimi sergiliyorsa, yalnızca diyetle çözüm aramak yeterli olmayabilir. Duygular önemli birer sinyaldir ve yemek onların yerine geçmesi gereken bir çözüm değildir. Bu noktada psikolog ya da psikiyatri desteği almak büyük önem taşır” uyarısında bulundu.
Yoğun bir günün ardından dolaba yönelmek ya da stresli bir anda atıştırma isteği duymak birçok kişi için tanıdık bir durumdur. Bu tanıdık hissin arkasında ise çoğu zaman hormonların etkisi vardır.

Stres sırasında beynin, kortizol adı verilen bir hormon
salgıladığını açıklayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Uzman Psikolog Jülide
Unutmaz, “Kortizolün temel görevi vücudu tehlikeye hazırlamaktır ancak bu süreçte iştah
da belirgin şekilde artar. Kaygı, korku ve öfke gibi duygular beyin tarafından ‘tehlike’
olarak algılandığı için, stres anlarında vücut daha fazla enerjiye ihtiyaç duyduğunu
düşünür. Bu nedenle stresliyken yemek yeme isteği, özellikle ani ve kontrolsüz bir şekilde
ortaya çıkabilir” dedi.
Günlük hayatta her yeme isteği gerçek bir açlıktan kaynaklanmaz, bazı durumlarda bu istek
duygusal tetikleyicilerle ortaya çıkar. Duygusal yeme ile fiziksel açlığın birbirinden farklı
olduğunu belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Uzman Psikolog Jülide Unutmaz,
“Fiziksel açlık yavaş yavaş gelişir, mide guruldaması gibi bedensel sinyallerle kendini gösterir
ve kişi hemen her türlü yiyeceğe açık hale gelir. Duygusal yeme ise ani başlar ve çoğu zaman
açlıktan çok bir boşluk hissiyle ilişkilidir. Bu durumda kişi belirli yiyeceklere yönelir ve yeme
davranışının ardından pişmanlık ya da suçluluk gibi duygular yaşayabilir. Burada asıl ihtiyaç
beslenmekten çok, duyguları bastırma çabasıdır” şeklinde konuştu.
Beynin stresle başa çıkma yolu: şeker
Stresli anlarda özellikle tatlı ve karbonhidratlı besinlere yönelmenin rastlantı olmadığını
belirten Unutmaz, “Bu tür yiyecekler beyinde dopamin ve serotonin salgısını geçici olarak
artırarak kısa süreli bir rahatlama hissi yaratır. Beyin bu süreçte adeta ‘şekerle sakinleş’
mesajı verir ancak bu etki kalıcı değildir. Eğer kişi bu döngüyü sık sık yaşıyor, yemek
sonrasında yoğun pişmanlık hissediyor, kendini kusturma gibi davranışlar gösteriyor ya da en
ufak boşluk anını stres olarak algılayıp kontrolsüz şekilde yeme eğilimi sergiliyorsa, yalnızca
diyetle çözüm aramak yeterli olmayabilir. Duygular önemli birer sinyaldir ve yemek onların
yerine geçmesi gereken bir çözüm değildir. Bu noktada psikolog ya da psikiyatri desteği
almak büyük önem taşır” uyarısında bulundu.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve mansetmarmara.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.