Gözde İşbilir; Sokak Ne Giyiyorsa Ben de Onu mu Giymeliyim?

Dünya 03.01.2026 - 16:33, Güncelleme: 03.01.2026 - 16:33 2886 kez okundu.
 

Gözde İşbilir; Sokak Ne Giyiyorsa Ben de Onu mu Giymeliyim?

Modacı ve Yazar Gözde İşbilir yazdı; Sokak Ne Giyiyorsa Ben de Onu mu Giymeliyim?
Sokak modası denince aklımıza özgürlük geliyor ama son zamanlarda sokaklar da fazla “aynı” hissettirmeye başladı. Oversize hoodie’ler, bol pantolonlar, sneaker’lar… Hepsi tamam, seviyorum da. Ama herkes aynı kombini yapıyorsa, orada gerçekten stil mi var, yoksa sadece tekrar mı? Ben sokağı hep bir ifade alanı olarak gördüm. Kuralsız, filtresiz, biraz da umursamaz. Ama şimdi bakıyorum, sokak modası bile algoritmaya yenilmiş durumda. Kim ne giyiyorsa birkaç gün sonra herkes onu giyiyor. Daha sokağa düşmeden trend oluyor, trend olur olmaz da bayatlıyor. Beni en çok rahatsız eden şey şu: “Cool” görünmek uğruna rahatlıktan, hatta kendin olmaktan vazgeçmek. Sokak modası rahatlıkla başladı, şimdi ise rahatsız edecek kadar hesaplı. O pantolonu gerçekten sevdiğim için mi giyiyorum, yoksa story’de iyi durduğu için mi? İşte soru bu. Vintage tişörtle pahalı sneaker’ı bir araya getirmek hâlâ bana daha gerçek geliyor. Çünkü sokak modası biraz karışıklık ister. Fazla düşünülmüş kombinler sokağın ruhunu öldürüyor. Sokak, hatayı kaldırır; stilin orada mükemmel olması gerekmez, dürüst olması yeter. Bence sokak modası vitrine değil, kaldırıma ait. Defileden çok durakta, influencer’dan çok arkadaş çevresinde şekillenmeli. Herkesin aynı markayı giymesi değil, aynı cesareti göstermesi cool olmalı. Belki de artık sormamız gereken soru şu: Sokak modasını mı yaşıyoruz, yoksa sadece taklit mi ediyoruz? Ben kendi payıma, biraz uyumsuz, biraz rahat ve biraz da umursamaz kalmayı seçiyorum. Çünkü sokak modası tam olarak da bu.
Modacı ve Yazar Gözde İşbilir yazdı; Sokak Ne Giyiyorsa Ben de Onu mu Giymeliyim?

Sokak modası denince aklımıza özgürlük geliyor ama son zamanlarda sokaklar da fazla “aynı” hissettirmeye başladı. Oversize hoodie’ler, bol pantolonlar, sneaker’lar… Hepsi tamam, seviyorum da. Ama herkes aynı kombini yapıyorsa, orada gerçekten stil mi var, yoksa sadece tekrar mı?

Ben sokağı hep bir ifade alanı olarak gördüm. Kuralsız, filtresiz, biraz da umursamaz. Ama şimdi bakıyorum, sokak modası bile algoritmaya yenilmiş durumda. Kim ne giyiyorsa birkaç gün sonra herkes onu giyiyor. Daha sokağa düşmeden trend oluyor, trend olur olmaz da bayatlıyor.

Beni en çok rahatsız eden şey şu: “Cool” görünmek uğruna rahatlıktan, hatta kendin olmaktan vazgeçmek. Sokak modası rahatlıkla başladı, şimdi ise rahatsız edecek kadar hesaplı. O pantolonu gerçekten sevdiğim için mi giyiyorum, yoksa story’de iyi durduğu için mi? İşte soru bu.

Vintage tişörtle pahalı sneaker’ı bir araya getirmek hâlâ bana daha gerçek geliyor. Çünkü sokak modası biraz karışıklık ister. Fazla düşünülmüş kombinler sokağın ruhunu öldürüyor. Sokak, hatayı kaldırır; stilin orada mükemmel olması gerekmez, dürüst olması yeter.

Bence sokak modası vitrine değil, kaldırıma ait. Defileden çok durakta, influencer’dan çok arkadaş çevresinde şekillenmeli. Herkesin aynı markayı giymesi değil, aynı cesareti göstermesi cool olmalı.

Belki de artık sormamız gereken soru şu: Sokak modasını mı yaşıyoruz, yoksa sadece taklit mi ediyoruz? Ben kendi payıma, biraz uyumsuz, biraz rahat ve biraz da umursamaz kalmayı seçiyorum. Çünkü sokak modası tam olarak da bu.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve mansetmarmara.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.