Gözde İşbilir; Soğuğa Karşı Stil: Kışın Atkı ve Bereyle Gelen Moda
Kış gelince dolabın en üst rafından ilk indirilenler genelde atkı ve bere oluyor. Soğuktan korunmak elbette işin bahanesi; asıl mesele, kış stilinin karakterini bu iki küçük parça üzerinden kurabilmek. Çünkü kabul edelim, montu herkes giyiyor ama atkıyı ve bereyi nasıl kullandığınız sizi siz yapan detay.
Bu sezon atkılar sadece boynu sarmakla yetinmiyor, adeta sahnenin merkezine geçiyor. Oversize atkılar, battaniye gibi omuzlara atılan modeller ve bol dokulu yünler hem rahat hem de iddialı. Ben özellikle tek renk bir kabanın üzerine canlı renkli ya da desenli bir atkı eklemenin kış kasvetini anında dağıttığını düşünüyorum. Bir atkı bazen bütün kombinin ruhunu değiştirebiliyor; sanki “ben buradayım” diyor.
Bere tarafında ise minimalizm ile nostalji arasında tatlı bir denge var. Düz, logosuz, yumuşak dokulu bereler hâlâ çok güçlü. Ama bir yandan da 90’lardan göz kırpan katlanabilir bereler ve hafif salaş duran modeller sokak stilinde sıkça karşımıza çıkıyor. Bereyi kafaya nasıl yerleştirdiğiniz bile ayrı bir stil meselesi. Çok özenli durmayan, biraz “üzerime geçirip çıktım” havası bu kış daha makbul.
Renk konusunda kurallar iyice esnedi. Klasik siyah, gri ve bej her zaman kurtarıcı ama lavanta, kiremit, zeytin yeşili ve buz mavisi gibi tonlar kış kombinlerine beklenmedik bir enerji katıyor. Özellikle atkı ve bereyi takım yapmak zorunda hissetmemek özgürleştirici. Bazen uyumsuz gibi görünen iki parça, birlikte çok daha güçlü bir stil yaratabiliyor.
Sonuçta atkı ve bere, kışın sadece soğuktan korunma aksesuarları değil; ruh halimizi, tarzımızı ve hatta o gün dünyaya nasıl baktığımızı anlatan küçük ama etkili parçalar. Benim için kış modası tam da burada başlıyor: Boynuma doladığım atkıda ve kafama taktığım berede.